HEADLINE
Şubat 13th, 2010

Hamilelik, cinsel hayat için bir engel mi?

Bu dönem boyunca kendinizde bedensel ve ruhsal anlamda çeşitli değişiklikler fark edeceksiniz. Bu fizyolojik değişiklikler, cinsel hayatınızı etkiler. Hamilelik

döneminde cinsel istek kişiden kişiye değişir. Kimi annelerde, annelik hissi baskın olur ve bu his cinsel yaşamı olumsuz yönde etkiler. Kimi annelerse vücutlarındaki değişikliklerden hoşlanır ve hamilelik boyunca libidoları (cinsel arzu) yükselir.

Hamilelik döneminde, cinsel hayatınızın periyodu genellikle ilk üç ay azalır, ikinci üç ayda artar ve son üç ayda yeniden düşer.  Sebepleri;

  • İlk üç ayda yorgunluk, bitkinlik, uykusuzluk, hassasiyet, bulantı, kusma gibi değişiklikler gerçekleşir. Bu farklılıklar sizde cinsel isteksizlik yaratır.
  • 3. ve 6. aylar arasında bu fiziksel değişiklikleri zamanla kabullenir ve kendinizi daha iyi hissedersiniz. Cinsel ilişkiye karşı ilginiz yeniden artar.
  • 6. aydan doğuma kadar olan son dönemde ise azalan fiziksel şikayetler yeniden ortaya çıkar. Artı olarak belli zamanlarda oluşan hazırlayıcı kasılmalar, libidonun azalmasına ve cinselliği yeniden ikinci plana atmanıza neden olur.

Hamilelik döneminde cinsel ilişki bebeği etkiler mi?

Uzmanlar sağlıklı bir hamilelik sürecinde, son üç ay dışında cinsel ilişkinin  bebeğe zarar verme ihtimali olmadığını söylüyor ama sorunlu gebeliklerde risk artıyor. Ancak zararlı olabilecek koşulları kendiniz değerlendirebilecek donanıma sahip olmadığınız için, bu konuda doktorunuza danışmanızda yarar var.

Genellikle doktor tarafından cinselliğe engel oluşturabilecek nedenler:

  • Çoğu gebelikte son 3 ay içinde.
  • Su kesesi erken açıldığında.
  • Beklenmeyen bir anda vajinal kanama olduğunda.
  • Önceki ya da şimdiki hamilelikte, erken doğum tehlikesinin yaşandığı durumlarda.
  • Rahim ağzı yetmezliğinde.
  • Erken doğum tehlikesinde.
  • Düşük ihtimalinde.
  • Çoğul hamileliklerde.
Filled Under: Genel

ABOUT

Lorem ipsum dolor sit amet quia quia inventore omnis beatae explicabo aperiam dicta quia accusantium totam voluptatem iste aspernatur aspernatur, rem consequuntur laudantium quasi ipsa perspiciatis perspiciatis rem rem sed sed sed sed, ipsam sed sit quia sed beatae doloremque explicabo iste quia sed iste iste, sed consequuntur nemo beatae.
[Edit about.txt for this section]

Read More...

Bebek

Bebeğinizin Bezini Nasıl Değiştirmeli?

İlk birkaç hafta bebeğinizin bezini sık sık değiştirmeniz gerecek. Çünkü idrar torbası küçük olduğundan, ilk haftalarda altını sıklıkla ıslatacak. Uzun süre ıslak ya da pis bırakmamalısınız ki cildi zarar görmesin. En azından her öğünden sonra, sabahları uyandığında, gece beslenmesinden sonra ve gece uykusundan önce değiştirmeniz gerekir. Zaten bu bez değiştirmeler zamanla seyrekleşecek ve iki yaşına gelmeden tuvaletinin geldiğini kendisi anlayacak.

Bezi değiştirmek için,

  • Hijyen çok önemli! Zemine mutlaka temiz bir kumaş serin ve onu üzerine yatırın.
  • Kullanacağınız malzemeleri yanınızda hazır bulundurun.
  • Eski bezi yapışkan bantlarından çıkardıktan sonra altını ıslak pamuk, mendil ya da bezle (kız bebekler için bölgeyi önden arkaya doğru) iyice silin ve kurulayın.
  • Tahriş olmuşsa merhem sürün.
  • Yeni bezi bağlamak için bebeğinizi ayak bileklerinden poposunu havaya kaldırın ve bezi altına yerleştirin.
  • Bacaklarını indirin ve bezi bacaklarının arasıda geçirerek beline kadar çekin. (Erkek çocukların karnını ıslatmaması için penisini aşağıya doğru indirin.)
  • Yeniden bezlemeden önce pişik kremi sürün.
  • Bezi arkadan sarın ve yapışkan bantları açarak ön bölgeye yapıştırın. Üzerine oturmasına ve çok sıkı olmamasına özen gösterin.

Pişik Olma İhtimali Nasıl Önlenir?

Bez değiştirme konusunda bilinmesi gereken bir şey daha… Pişik her bebekte oluşabiliyor. Hatta bazen bezleri yıkamak için kullandığınız deterjandan kaynaklanan tahrişe bağlı olabiliyor. Üç günden fazla süren pişikler ise mantar enfeksiyonları geliştirebiliyor.

Bebeğinizin pişik olmasını önlemek için,

  • Bezini sıklıkla değiştirin.
  • Özellikle kıvrımlı yerlerin ıslak ya da nemli olmamasına dikkat edin.
  • Temizleme losyonu ya da ıslak pamuk kullanarak temizleyin.
  • Bağlamadan önce bir süre havalandırın.
  • Pudra kullanmak yerine koruyucu bir pişik kremi sürün.

Bebeğiniz pişik olmuşsa,

  • Altını uzun süre havalandırın, ardından bezi çok sıkı bağlamayın.
  • Hiçbir şekilde naylon veya muşamba kilot kullanmayın.
  • Pudra kullanmak yerine koruyucu pişik kremi sürün.
  • Uzun süre devam ederse mutlaka doktorunuza başvurun.

Alt Değiştirmede Dikkat Edilmesi Gerekenler:

  • Bebeğinizi temiz havluya yatırarak kirlenmiş bezi çıkartın.
  • Bebeğinizin cildi fazla hasas değilse, genital bölgeyi yukarıdan aşağıya doğru silin ve ılık suyla yıkayın.
  • Kız çocuklarında idrar çıkışı makada çok yakın olduğundan, dışkıdaki mikropların idrar yoluna bulaşıp idrar yolunda enfeksiyon yaratma riski daha fazladır. Bu nedenle özellikle kız çocuklarında silme işlemine özellikle dikkat edin.
  • Yıkadığınız bölgeyi tamamen kurulayın.
  • Cilt üzerine ince bir tabaka pişik kremi sürün.
  • Kakayı bebek beziyle topladıktan sonra uygun bir çöpe atın.
13 Şubat 2010

Kadın

A’dan Z’ye Gebelik
Ve gebesiniz! Bu dönemi çok mutlu, keyifli ve sağlıklı geçirmek sizin elinizde. Çok da heyecan verici bu süreçte karşılaşacaklarınızla ilgili olarak bazı korkular taşıyor ve kaygılanıyor olabilirsiniz. Taşıdığınız bebeğin sağlıklı gelişiminin tamamıyla size bağlı olması oldukça ağır bir sorumluluk… İşte bu noktada yapacağınız ilk ve en önemli şey, bol bol bilgilenmek ve bilinçli bir anne adayı olarak gebelik boyunca kendinizi ve bebeğinizi sağlıklı bir doğuma ve geleceğe hazırlamaktır. Gebe olduğunuzu düşündüğünüz veya öğrendiğiniz anda, gebeliğinizi izleyecek doktorunuzu arayın. Bundan sonra da düzenli aralıklarla kontrollerinize gidin. Gebeliğiniz boyunca bebeğiniz ve kendiniz adına A’ dan Z’ ye neler yapmanız ve yapmamanız gerektiğini burada bulabilirsiniz. Haydi başlayın!

(daha fazla…)

11 Şubat 2010

Erkek

Bu dönemde bebeğinizin kalp atışlarını duyabilme ve ultrason sayesinde onu görebilme şansınız olacaktır. Bu deneyimler bebek sahibi olacağınız fikrine bir somutluk kazandıracak, sizin bu yeni duruma uyum sağlamanızı kolaylaştıracaktır.

Pek çok baba adayı ikinci üç ay süresince eşleriyle cinsel yaşamlarında değişiklikler yaşar. Kadınlar hamileliğin sebep olduğu hormonal değişimlere farklı tepkiler verebilir. Hamilelik kimi kadınlarda cinsel isteği artırırken, kimilerinde bu isteğin azalmasına yol açabilir. Bu dönemde eşinizin geliştirdiği farklı tepkilerin büyük ölçüde vücudunda oluşan değişikliklerden ve hormonlarından kaynaklandığının bilincinde olmanız gerekir. (daha fazla…)

11 Şubat 2010

Bebek

Evde Bebek Bakımı

Bebek doğduktan sonra ona nasıl bakacağınız hakkında pek çok sorularınız olacaktır. Burada, annelerimizin aklına en sık gelen sorulara yanıtlar vermeye çalışacağız.

Emzirme düzeni : Ilk haftalarda emzirme düzensizdir ve bebek her istediğinde emzirilmelidir. Her iki göğsü de eşit sürelerde emzirtmek idealdir. Ancak bu her zaman gerçekleşmez. Bebek bir seferde tek göğsü emerse bir sonraki sefer diğer taraftan emzirmek gerekir. Ilk 10 dakikadan sonra gelen süt daha yağlıdır; bebekte doygunluk hissi uyandırır. Bir göğsü emmesi bu nedenle yeterli olabilir. Günde yaklaşık 10-12 kere emmesi ve ilk 4-6 ay gece beslenmesi normaldir. Emzirilen bebeğe su vermek gerekmez. Meyve püresi ve pirinçli mama benzeri ekbesinler 6 aydan sonra verilmelidir.

(daha fazla…)

11 Şubat 2010

Kadın

Doğumdan sonraki ilk hafta içinde fırsat buldukça uyuyun. Boş zamanlarınızı hamilelik sırasında yapamadığınız işleri yapıp yetiştirmeamacı ile yorularak geçirmeyin. Şu sıralar sizin gereksinme duyduğunuz tek şey dinlenmedir. Doğumdan sonra vücudunuza baktığınızdaşaşıracaksınız. Karnınız küçülmüştür, memeleriniz kocaman, bacaklarınız ise kalın gelebilir. Doğumdan sonraki ilk günde hafif egzersizlerlebaşlayıp bunları yavaş yavaş arttırırsanız vücudunuz doğum öncesi formuna girecektir. (daha fazla…)

11 Şubat 2010

Bebek

Sebepler:

  • Bebek hasta olabilir.
  • Soğuk algınlığı nedeniyle burnu tıkalı olabilir.
  • Ağzında pamukçuk vardır.
  • Bebek ememeyecek kadar küçük ve güçsüzdür.
  • Doğumdan sonra bebek anneden ayrı kalmış ve emzirme gecikmiştir.
  • Annenin işi ve hastalığı nedeniyle bebek uzun süre anneden ayrı kalmıştır. (daha fazla…)
11 Şubat 2010

Erkek

Doğumdan sonra kadınlarda geçici bir depresyonun ortaya çıktığını tıp tarafından da kabul edilen bir gerçek. Ancak bu durum sadece anneler için değil, babalar için de geçerli. Bebeğin dünyaya merhaba deyişiyle birlikte baba olan erkek de bir çok problemle karşı karşıya kalıyor. Öyle ki bu sorun bazen öylesine büyük oluyor ki evlilikler bile son buluyor. Aslında bu durum çok uzun yıllardan beri yaşanıyor. Özellikle de genç çiftlerde sık rastlanan bir durum olarak karşımıza çıkıyor . Erkeğin cinsel açıdan eşinden uzaklaşması olarak nitelendirilebilecek bu durum kadıları endişelendiriyor. Beni eskisi gibi sevmiyor mu? Hayatında yeni biri mi var? Cinsel olarak çekiciliğimi mi kaybettim? gibi soruların yanıtlarını arayan kadınlar ise soruna çözüm bulabilmek için aile terapistlerine başvuruyor.

(daha fazla…)

11 Şubat 2010

Erkek

Baba Olmak…

Toplumumuzda “baba” kavramına anneye verildiği kadar değer verilmez. Çünkü erkeklik gururunun ağır bastığı ve sevgi göstermenin bu gururu ayaklar altına aldığını düşünen bir toplumda yaşıyoruz. Oysa bunları düşünen erkeklerin, çocuklukta kendi babalarının da onlara sevgi göstermemesinden şikayetçi oldukları bir gerçek değil mi? Her çocuk baba sevgisini hissetmek ister. Babanın varlığı çocuğun ruhsal gelişimi için oldukça önemlidir. Sadece onlarla geçireceğiniz kısa bir sürede bile onların ne kadar da sizin sevginize muhtaç olduğunu anlayacaksınız; ve elbette onlar için eve ekmek getiren birinden daha değerli olduğunuzu da!

(daha fazla…)

11 Şubat 2010

Erkek

Babaların Beş Endişesi
Eğer yeni baba ya da hamile bir baba iseniz, belki bir baba olmanın ne anlama geldiği hakkında dile getiremediğiniz bazı varsayımlarınız vardır. Bu fikirler sizinbabanızla olan tecrübelerinizden ve toplumun baba olan bir erkekten klasik beklentilerinden kaynaklanmaktadır. Ne yazık ki, bu genel endişeleri test etmek vekendinize bir çıkış bulmak için size yardımcı olabilecek çok az yayın vardır. Babalığın ifade edilemeyen beklentilerini daha fazla sınayabilir ve anlayabilirsiniz, olmakistediğiniz baba olabilmeniz için daha iyi bir fırsat var artık elinizde. Belki en büyük endişe “iyi baba” olma diye bir tanımın olmasıdır.Fakat babalık sabit bir bütündeğildir.Bilmediğiniz bir olguda ailenizin ve kendi ihtiyaçlarınızın doğrultusunda kendi tarzınızı oluşturmak güçtür ve bunu ancak zamanla yapabilirsiniz. Hamilelikle,babalığın ilk üç yılı arasındaki süreçte erkekler değişir ve bir baba olarak kimlik geliştirirler.İşte diğer beş ortak inanç ve arkalarında gizli gerçekler;

  • Endişe 1 : Sadece hamile kadının duyguları önemlidir.
  • Endişe 2 : Yeni doğanlar gerçekte babalarına ihtiyaç duymaz
  • Endişe 3 : Erkekler çocuklara nasıl bakacaklarını bilmezler
  • Endişe 4 : Odağı çocukları olan erkekler iş dünyasında başarılı olamazlar
  • Endişe 5 : Babanız gibi bir baba olmanız kaderiniz … (daha fazla…)
11 Şubat 2010

Kadın

Loğusalıkta yaşanan meme sorunları emzirme kalitesini düşüren en önemli nedenler arasında yer alır.
Memelerdeki yarık ve çatlaklar: Yanlış emzirme sonucu meme uçları tahriş olur. Bu tahrişler çatlak veya yaralara yol açar. Yara ve çatlaklardan giren bakteriler ise meme iltihabına (mastit) neden olabilir.

Bunu engellemek için ilk dikkat edilmesi gereken bebeğin kucağa uygun pozisyonda yerleştirilmesi ve bebeğin memenin etrafındaki kahverengi halkayı tümüyle ağzına almasının sağlanmasıdır. Ayrıca günlük banyo yapılması, emzirme öncesi ellerin yıkanması gibi temizlik kurallarına dikkat etmek de gereklidir.

Bunun yanırısa meme bölgelerine değen iç çamaşırının ya da pedlerin temiz olması çok önemlidir. Sutyen pamuklu kumaştan olmalıdır. Sentetik kumaşlar çatlakların oluşmasına yol açar. Emzirdikten sonra meme ucunun iyileşmesi için bir damla sütün meme ucunda bırakılması da çatlak ve yara oluşmamasında yarar sağlar.
(daha fazla…)

11 Şubat 2010